Tarih Felsefesi Nedir? Tarih Felsefesi Tarihe Ne Kazandırır?

Tarih felsefesinde önce mitolojik-büyüsel tahayüyller ve tarih [W:teoloji]si bulunur. Tarih felsefesi kavramı Voltaire ‘e kadar uzanır ve hem tarihin genel kanunlar sayesinde açıklanmasını veya mantığını, hemde tarih yazımının metotu içerir.  Mitolojik-büyüsel dünya görüşleri bütün olaylar, büyük bir döngünün kapsadığı, birbirinin üzerine binen döngüler olarak düzenler.

Tarih Felsefesi Nedir?

Büyük döngünün tamamlanması ile dünya, üzerindeki yaşayan her şeyle birlikte batar, fakat batıştan hemen sonra yeni bir başlangıç ortaya çıkar ve büyük döngü yeniden başlar. Küçük sapmalar olsa bile, örneğin güneş 365 gün sonra tam olarak yıllık rotasındaki aynı noktaya geri dönmez, birbirinin üzerine binen döngülerle her şey tekrar ettiğinden tanrılar geleceği bilir ve bilgeler, ya dönemleri anladıklarından, örneğin Maya rahipleri ya da tanrıların yolladığı Orakl ve Omina‘ ları ( Omen ) yorumlamayı bildiklerinden, geleceği önceden söyleyebilirler.

 

Tarih teolojisi Tevrat’ta geliştirilmiştir. Burada bütün olaylar, tanrısan hükümdarlığın kurulmasında kusursuz yaradılışta nihai hedefe ulaşan, tanrısal kurtuluş planının gerçekleştirilmesinde teşvik edici kısımdır. Bu katı teleolojik ( Yunanca kelime ” telos”, hedef’e göre ) tarih anlayışı Hıristiyanlık ile birlikte bütün Avrupa’ da kabul gördü.

 

XVIII. yüzyılın başlangıcında Nepal Üniversitesi’nde retorik profesörü olan Giovanni Battista Vico, gerçekten teolojiden bağımsız ilk tarih yorumunu, bütün halkların geçirdiği ve her defasında bir üst seviyede tekrar eden, devirlerin kültürel büyüme ve çöküşlerinin kurallara bağlı bir silsilesi olarak ortaya atmıştır.

 

Gerçi hâlâ kudretten bahseder ancak bu, tarihsel kuralcılığın maddeleştirilmesinden başka bir şey değildir. Aydınlanmcılar Vico’nun  kabul ettiği tarihi dönemlerin kuralcılığı ile pek ilgilenmez, onların tarih anlayışları, tarihi Batın İnanç ve barbarlıktan doğan mantığın gelişimi ve bütün insanların mantığa bağlı dünya vatandaşlığından ibaret gösterdiklerinden, yine neredeyse salt teolojidir.

 

Alman idealizminde her ikisi de birlikte geçerlidir, döngüsel devirlerin daha yüksek seviye ve gelişim inancında tahayyülü ve devir döngülerinin kuralcılıkları arşatırmaya koyulurlar. İdealistler tarih felsefesinin en önemli temsilcisi Hegel, dünya tarihini, dünya ruhunun hep daha büyük özgürlük için, diyalektik adımlarla kendi kendini gerçekleştirmesi olarak yorumlar; dünya ruhunun etkisi bu sırada kendini tarihin mantığında gösterir, ki tarih felsefesi ile ilgili temel eserlerinden birisi de bu ismi vermiştir.

[W:Marx]ve [W:Engels]  [W:Hegel] ‘den diyalektik gelişmeyi, tarihin hareket kanunu olarak devralırlar, ancak tarihi materyalizm teorilerinde dünya ruhu yerine, ” gerçek bireylerin ” ihtiyaçların tatmin edilmesi için sınıf kavgası koyarlar.

XXI. yüzyılın sonlarında ve XX. yüzyılın başlangıcında Avrupa tarih felsefesinde gelişim fikri tamamen terk edilmişti ve Vico‘ya bağlayarak yine büyüme ve çöküş ile ilgili organik kanunlar tekrar tanımlamaya çalışıyordu: Oswald Spengler ve derin pesimistik kitabı Avrupa’nın Çöküşü ve Arnold Joseph

Toynbee ile on ciltlik eseri A Study of History, kültür çevrelerinin ve büyük dinlerin sağ kalması gerçeğinin bağlantısından doğan umudu yaratmaktadır.

Bu Yazı İçin Ne Düşünüyorsun?

Tarihi seven tarih araştırmaları yapan bir öğretmenim. Tarih öğretmeni değilim ancak tarihi çok seviyorum. Özgün tarihi bilgiler veren yazılar yazıyorum. Tarihsever herkesi de bu platforma bekliyorum. I just love history.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Bu yazıya yorum yazın.

    Unutmayın, düşünceleriniz başkalarına yararlı olabilir.